Birkaç yıl önce ağır sözler söylemişti… “Ankara Sultanı ile güçlü ortaklığa ihtiyaç duyuyor”

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Cumartesi günü Türkiye’yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi bekleniyor. Ekim 2022’de başbakanlık koltuğuna oturmasından önce Erdoğan hakkında sert eleştirilerde bulunan Meloni’nin Türkiye ziyareti İtalya’da geniş yankı uyandırıyor. Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (IAI) İtalyan Dış Politikası Programı Sorumlusu Leo Goretti, ziyaretle ilgili, Meloni için “Meloni Başbakanlık Sarayı’na girince, NATO üyesi ve daima yanan Orta Doğu’ya doğal bir köprü olan Ankara Sultanı ile güçlü bir ortaklığa diplomatik açıdan ihtiyaç duyulduğunu anladı” dedi.

İtalya basını ziyaretle ilgili haberlerinde, Meloni’nin muhalefetteyken Erdoğan’ı ‘düşmanları’ arasında gördüğünü ancak başbakanlık koltuğuna oturmasının ardından Ankara ile güçlü bir ortaklığa sahip olmanın önemini anladığını belirtti.

Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan 2018’de İtalya’ya resmi ziyarette bulunduğunda muhalefette olan Meloni, bu ziyarete şöyle tepki göstermişti:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan İtalya’da. Sol hükümet bunu yapmayacağına göre İtalyan halkının mesajını kendisine biz iletelim: “Avrupa’da Türkiye’ye HAYIR. Avrupa’nın İslamlaşmasına HAYIR.”

Bu Meloni’nin ve liderliğini yaptığı aşırı sağcı İtalya’nın Kardeşleri (FdI) partisinin Erdoğan’a ve Ankara yönetimine karşı ilk ve tek sert mesajı değildi.

Nisan 2021’de İtalya’nın Kardeşleri, ‘Erdoğan Türkiye’si’ başlıklı bir etkinlik düzenlemiş, Meloni de burada video-konferansla yaptığı konuşmada ağır eleştirilerde bulunmuştu.

“İtalya’nın Kardeşleri, Türkiye’nin tarihi, coğrafyası ve kültürü itibariyle bizim anladığımız Avrupa’nın bir parçası olmadığına inanıyor” diyen Meloni, Erdoğan yönetimin son yıllardaki adımlarıyla Türkiye’yi Avrupa’dan daha da uzaklaştırdığını savunmuştu.

Meloni bu adımlar arasında, ‘Aya Sofya’nın camiye dönüştürülmesinden Türkiye’de özgürlük alanlarının daraltılmasına, Avrupa’ya göç şantajından Ortadoğu ve Akdeniz’de yayılmacı politikalara’ kadar bir dizi örnek saymıştı.

Erdoğan’ı “siyasi İslam’ı Avrupa’ya taşımakla” suçlayan Meloni, “Sorun İslam’ın kendisi değil, İslam’ın siyasi kullanımı ve cihatçı gruplara dolaylı destek verilmesidir” demişti.

“Türkiye’nin AB üyeliğine aday ülke statüsünü kesin olarak iptal etmenin ve Türkiye’nin Avrupa’ya girişine kesin olarak hayır demenin zamanı geldi” diyen Meloni, o dönem iktidarda olan Başbakan Mario Draghi’ye bu konuyu Avrupa Konseyi’ne taşıması çağrısı yapmıştı.

Meloni, bunun Avrupa’nın kimlik duygusuna ve jeostratejik çıkarlarına hizmet edeceğini savunmuştu.

İktidara gelmesinin ardından ise Meloni, Türkiye ve Erdoğan’a karşı çok daha ılımlı bir tutum sergiledi. Bu tutum değişikliğinde, Meloni’nin tam da muhalefetteyken sözünü ettiği jeostratejik çıkarların etkili olduğu yorumu yapılıyor.

DIŞ POLİTİKADA PRAGMATİK

İtalya’nın önde gelen düşünce kuruluşlarından Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (IAI) İtalyan Dış Politikası Programı Sorumlusu Leo Goretti, stratejik ve jeopolitik çıkarlara ek olarak İtalya ile Türkiye’nin uluslararası alandaki benzerliklerinin de bu durumda etkili olduğunu söylüyor.

BBC Türkçe’den Övgü Pınar’ın sorularını yanıtlayan Goretti, “Hükümetin ilk on beş ayında Giorgia Meloni dış politika dosyalarında ideolojik olmayan, pragmatik bir yaklaşım sergiledi” diyor.

Goretti, Türkiye dosyasında bunun gerekçelerini ise şöyle açıklıyor:

“Türkiye, NATO müttefiki olmasının yanı sıra, İtalya için Akdeniz ve Karadeniz’de vazgeçilmez bir muhatap. Ayrıca iki ülke arasında önemli ekonomik ilişkiler de mevcut; ticaret hacmi son yıllarda önemli ölçüde arttı ve 2022’de 25 milyar Euro’yu aştı.”

Goretti, Türkiye ve İtalya’nın, 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı ortaklaşa organize edeceğini da hatırlatıyor ve “Bu, iki ülke arasındaki iş birliğinin spor alanının ötesinde daha da derinleşmesine olanak sağlayabilir” diyor.

Başbakan Meloni’nin muhalefette olduğu dönemin aksine bugün iktidardayken Ankara ile daha yakın ilişkiler içinde olmaya önem vermesinin gerekçelerini de şöyle yorumluyor:

“Stratejik ve ‘jeopolitik’ çıkarların yanında, genel olarak İtalya ve Türkiye, çağdaş uluslararası senaryoda benzer bir konuma sahipler: ikisi de orta büyüklükteki güçler ve uluslararası seviyede farklı aktörler arasındaki diyaloğu kolaylaştırarak öncü bir rol oynama hırsına sahipler.”

Giorgia Meloni’nin Afrika ülkeleriyle ve genel olarak “Küresel Güney” ile işbirliğine dayalı yeni bir ilişki modeli kurmaya önem verdiğini söyleyen Goretti, “Bu açıdan bakıldığında Ankara ile olumlu bir diyalog temel önemde” diyor.

Meloni-Erdoğan görüşmesinde ortak çıkarları ilgilendiren hangi ikili ve uluslararası konuların öncelikli gündem maddesi olacağı sorusuna da Goretti şöyle yanıt veriyor:

“Giorgia Meloni’nin İstanbul ziyareti, İtalya’nın G7 Başkanlığı’nı üstlendiği bir yılda Başbakan’ın uluslararası misyonlarının açılışını yapıyor.

“Meloni, İtalya’yı ilgilendiren bir dizi uluslararası dosyada Türkiye’nin oynayabileceği kilit rolün farkında: Orta Doğu’daki kriz, aynı zamanda Rusya-Ukrayna savaşı, İtalya’nın önemli ekonomik çıkarlarının olduğu Libya’yı da unutmamak lazım. Ayrıca göç akışlarının yönetimi de bu başlıklar arasında.”

Orta Doğu dosyasında, “İsrail-Filistin çatışması konusunda İtalya ve Türkiye’nin pozisyonlarının birbirine uzak olduğunu” vurgulayan Goretti, “Ancak iki ülke de Gazze’deki insani krizle ve genel olarak bölgenin bir bütün olarak güvenliği ve istikrarıyla ilgili endişeleri paylaşıyor” diyor.

GAZZE KONUSUNDA GÖRÜŞ AYRILIĞI

Başbakan Meloni ve Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce de uluslararası toplantılardaki ikili görüşmelerde ya da telefon konuşmalarıyla fikir alışverişinde bulunmuştu. Temmuz 2023’te Vilnius’ta yapılan NATO zirvesinde ve Eylül 2023’te New York’taki BM Genel Kurulu kapsamında iki lider bir araya gelmişti.

Son olarak geçen Kasım ayında yaptıkları telefon görüşmesinde Erdoğan, “Filistin topraklarına yönelen vahşetin giderek derinleştiğine, sivil ölümlerinin her geçen dakika arttığına dikkati çekerek savaş suçları işleyen İsrail’in uluslararası mahkemelerde cezalandırılması yönünde çalışacaklarını ve İtalya’dan ateşkesin ve kalıcı barışın sağlanması için destek beklediğini” söylemişti.

Meloni ise ateşkes yerine ‘insani aralar’ terimini kullanmış ve Hamas’ın rehineleri derhal serbest bırakması gerektiğini vurgulamıştı.

Giorgia Meloni’nin Türkiye ziyaretiyle ilgili İtalya basınında yayımlanan haber yorumlarda da fikir ayrılıklarına rağmen iki ülkeyi ilgilendiren dosyaların önemine vurgu yapıldı.

La Repubblica gazetesi, “Türkiye misyonu hafife alınmamalı: Erdoğan İsrail’e karşı çok sert pozisyon aldı ama aynı zamanda Orta Doğu dengesinin de ağırlık merkezi. Ankara ayrıca enerji, savunma, ticaret gibi temel konularda da belirleyici konumda. Roma için çok hassas bir alan olan Libya’da da merkezi bir rol oynuyor” diye yazdı.

Meloni’nin partisi İtalya’nın Kardeşleri’nden milletvekili ve NATO Parlamenter Asamblesi İtalyan delegasyonu üyesi Giangiacomo Calovini, Formiche sitesine yaptığı açıklamada ziyaretle ilgili olarak şunları söyledi:

“Böyle bir zirvede İtalya Başbakanı sadece İtalya ile Türkiye arasındaki ikili ilişkilere vurgu yapmakla kalmayacak. Erdoğan’ın, hem Orta Doğu hem de Rusya-Ukrayna meselesi açısından uluslararası düzeyde son derece önemli bir rol oynadığı inkar edilemez. G7 liderliği de göz önüne alındığında, bizim gibi uluslararası düzeyde rol oynayabilecek bir ülke için ele alınacak dosyaların bu iki önemli dış politika meselesiyle de bağlantılı olacağı açık.”

La Stampa gazetesi de 11 Ocak’ta ‘Meloni, eski düşmanı Erdoğan’a uçuyor. Gazze müzakereleri de masada’ başlıklı makalesinde şu ifadeleri kullandı:

“”Basbakan, henüz yalnızca İtalya’nın Kardeşleri lideri olduğu yıllarda düşmanları arasında yer alan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İstanbul’da bir araya gelecek. Meloni Başbakanlık Sarayı’na girince, NATO üyesi ve daima yanan Orta Doğu’ya doğal bir köprü olan Ankara Sultanı ile güçlü bir ortaklığa diplomatik açıdan ihtiyaç duyulduğunu anladı.”

“Meloni Türkiye’nin Avrupa’ya girmesine hep karşı çıktı ve selefleri ile Erdoğan arasındaki ilişkileri defalarca eleştirdi” hatırlatması yapan gazete, şöyle devam etti:

“Ne var ki, artan bir ticari hacmi ve İtalyan şirketlerine yönelik büyük siparişler (Türk ordusu için Eurofighters yapımına katılacak olan Leonardo ve İzmir yakınlarında yeni bir çelik fabrikası için görevlendirilen Danieli) söz konusu olduğunda bu pozisyonlar kolayca unutuluyor. “

Gazete, ‘otokrat’ diye nitelediği Erdoğan’ın İtalya için, “Ukrayna’daki savaşın gelişimi ve çatışmadan çıkış yolu bulma çabaları, Afrika’ya buğday rotası, Meloni’nin Akdeniz planları ve İsrail-Hamas savaşında üstlendiği rol açısından vazgeçilmez bir muhatap” olduğunu yazdı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x